1 Mayıs 2009 Cuma

Çıkış Bileti

Odama yeni bir dolap aldım. Yatağımın altındaki bazayı açıp kapamayacaktım artık, açık renkli dolabımın kapaklarını açıp kapayacaktım. Boş dolabın kapağını açmak hiç zevkli olmaz diye içini doldurayım dedim. Sırf zevk meselesi yani. Doldurma malzemelerini karıştırmak zevke zevk katmaya başladı. Kaç yıldır bir çok doldurma malzemesi biriktirmişim. Ama farkettiğim bir şey var her oda toplama esnasında biriktirdiklerimin yarısını atıyordum. Bilime inanan ve güvenen bir insan olduğumdan, her seferinde yarı doldurma malzemesi kadar eksiltme yaparsam eşyalarımın bitmeyeceğini biliyordum ve huzur doluyordum. Huzur giyimden aldığım kazak eskimiş, onu eksiltiyim diye düşündüm bu arada. Asıl olayıma odaklanmaya başladım, bir yığın yazı vardı, bunların bazılarını attım, kitapları defterleri eksilttim, bir tek şey vardı hiç dokunmadığım, biletler...
Biletler dosyasına elimi atarak hemen dahil oldum dosyaya. Biletlere erişmek isterken benden bilet istemedi biletler. Başladım karıştırmaya biletleri, akabinde tarihleri karıştırdım nereye kimle gittiğimi karıştırdım. Düşünmeye başladıkça aklıma geldi. Beş yıl önce ilkbahar akşamında söylediğimiz sonbahar şarkısı, kavurucu güneşin altında pişerken rock'nbok yaşamamıza neden olan yağmur, hadi şu filme girelim güzel vakit geçer dedikten sonra iki saat haraketsiz duran kişinin hareketlenmesinin verdiği gerilim, arka dörtlünün anılar sırasında ilk dörde girebilecek kadar verdiği keyif... Dahil olmalarla geçiyor hayat diye basit bir cümle kurdum içimden. Bir saate yakın biletlere baktım teker teker ve biletlerin bana hatırlattıkları ile vakit geçirdim. Çıkardığım biletleri tekrar yerine koydum. İki elimle yerleştirdim. Ellerimi dosyadan çıkarırken, "Sayın işaret parmağı, biletiniz?", "Girişte bilet alınmadı ama", "Yeni uygulama parmakbey. Bilet almanıza gerek yok, siz gözünüzü kaçırmadan bana bakın, biletiniz olup olmadığını ben anlarım." Kısa süreli bir bakışmadan sonra, "Buyrun geçebilirsiniz."...
Aynı gece bir de rüya gördüm, bir arkadaşımla sinemaya gitmiştik. Film bitince görevli çıkan insanlarla göz göze geldikten sonra şu cümleleri söylüyordu. "Buyrun beyefendi, siz şu taraftan çıkabilirsiniz.. sıradaki.. siz daha biletinizi alamamışsınız, bir sonraki seansa girebilirsiniz veya başka bir filme geçin istiyorsanız, romantik komedi önerimdir..."

1 yorum:

ßaris dedi ki...

post modernizmin ba$arılı bir örneği, tebrikler..